Amaç ve Kapsam

Amaç

Bu etkinliğin amacı aşağıda maddeler halinde sıralanmıştır;

  1. Bitki Biyoçeşitliliğimizin en önemli ve kalabalık ikinci grubu olan karayosunlarının (Ciğerotları, Yapraklı karayosunları ve boynuzluotlar) tanıtılması.
  2. Botanik alanında lisansüstü eğitim gören ve gelecekte bu yönde ilerleyecek olan katılımcıların bilimsel yeterliliklerinin artırılması.
  3. Ekolojileri, doğada oynadıkları temel roller ve kullanım alanları ile ilgili bilgilerin verilmesi
  4. Yeni projelerin geliştirilmesi.
  5. İlgili alanda gelecekte çalışacak profesyonel bilim insanlarının ve konu ile ilgilenebilecek amatör botanikçilerin yetiştirilmesine önayak olunması.
  6. Özellikle sitematik botanikçilerin yapmış oldukları arazi gezilerinden toplayacakları karayosunları ile Türkiye karayosunları biyoçeşitliliğinin anlaşılmasına katkı sağlanması

Kapsam

Biryofitler veya briyofitler olarak da adlandırılan karayosunları, Ciğerotları (Marchantiophyta), Yapraklı karayosunları (Bryophyta) ve Boynuzluotlar (Anthocerotophyta) olarak bilinen ve birbirleri ile yakın ilişkili olan bu 3 grubu ifade etmek için kullanılan ortak bir terimdir. Karayosunları, çiçekli bitkilerden sonra bitki biyoçeşitliliğinin en büyük ikinci grubunu temsil etmekte ve neredeyse küresel bir dağılım göstermektedirler. Dünyada genelinde, yaklaşık 25.000 taksonla (yapraklı karayosunları 13.500-15000; ciğerotları 7500-8000 ve boynuzlu otlar 150-200) taksonla temsil edilen karayosunları (Söderström vd., 2016; Patiño ve Vanderpoorten, 2018), ülkemizde yapraklı karayosunlarında 1025, ciğerotlarında 215 ve boynuz otlarda 5 takson olmak üzere toplamda 1245 taksonla temsil edilmektedirler (Kürschner ve Erdağ, 2023; Aslan vd., 2024). Her yıl ülkemiz biryologları tarafından gerçekleştirilen çalışmalar ile bu sayı daha da yukarı taşınmaktadır.

Karayosunları, boyutları milimetrelerle ifade edilen (nadiren 30-40 cm uzunluğa ulaşabilirler) oldukça küçük organizmalardır. Lignin üretme yetenekleri olmadığından odunsu hâle gelemezler. Bitkiler âleminin yaşayan en ilkel üyelerini barındıran karayosunları, gelişmiş bitkilerde görülen kök, gövde ve yapraklardan yoksundurlar. Kökler verine ortama tutunmaya yarayan ve “rizoid” adı verilen yapılara sahiptirler. Benzer şekilde, gelişmiş bitkilerde görülen ve belirgin bir morfolojiye sahip yapraklara da (kın, aya, sap vb.) sahip değillerdir. Bunun yerine yüzey alanının genişlemesine yarayan yanal çıkıntılar (yapraksı) bulunmaktadır. Bu yanal çıkıntılar ve rizoidler, yine tam olarak gövde diyemeyeceğimiz (gövdemsi) yapılardan çıkmaktadırlar. Karayosunlarına bitkiler âleminin amfibileri denilmektedir. Bunun temel nedeni kara yaşamına uyum sağlamış olmakla birlikte, eşeyli üremeleri için hala mutlak suya ihtiyaç duymalarındandır. Yaşam döngülerinde gametofit (gelişmiş bitkilerdeki sporofit yerine) soyun hâkim olması, kurak ortamlara karşı kazandıkları adaptasyon ve yeniden ıslandıklarında hızlı bir şekilde fotosentetik hâle geçmeleri ortak özelliklerinden bazılarıdır.

Ekolojik olarak son derece önemli olan bu bitki grubu maalesef biyoloji bölümü müfredatlarında birkaç hafta ile sınırlandırılmış olarak verilmektedir. Tohumsuz bitkiler dersinin içerisinde anlatılan karayosunları, bu dersin kapsamının siyanobakterileri, protistleri, mantarları ve damarlı kriptogamları da içermesinden dolayı yukarıda anıldığı üzere birkaç hafta ile verilmekte ve tam olarak anlaşılamamaktadır. 

Amacımız bu bitki grubunu hakkettiği yere ulaştırmak ve tanınmasını sağlamaktır. Bu projenin hayata geçirilmesi durumunda farklı üniversitelerden konuya ilgi duyan katılımcılara detaylı bir eğitim verilecek ve farkındalık oluşturulmaya çalışılacaktır.